3/7/2009lKategori: ilahi ask

vusl@t...
Kalıcı Bağlantı
|Yorum
(3)



Kör olmak için,kör olmaya gerek yok!../
bu cümleyi hidayetle yaşının yarısında tanışan,
namaza başladığı tarihten yaşını yeniden başlatan,kısaca hayatına Allahın izniyle,
bir format atan,sıfırdan başlayan,Yaşar Alptekin'in "NAMAZLA YENİDEN DOĞDUM"
isimli kitabının sonundaki an'a düşenler bölümünde okudum ve çok hoşuma gitti,
ve daha nice böle insanın yüzüne tokat gibi çarpan sözler var...
Kör olmak için,kör olmaya gerek yok!../
evet yaşadığımız dünyaya bakıpta göremediğim okadar çok şey varki,sevgiyle ve Allah'ı görmemek için baktığımızda okadar çok şey kaçırıyoruz yada terk ediyoruzki,
ruhumuz daralıyor asabi sinirli bişey oluyoruz...
Haktan uzak durma çabamız, zor geliyor diye en büyük sevgilimzile buluşmaya üşenişlerimiz,okadar güzel anlar kaçıyor ki gözümüzden kör olanın görebileceği anları kaçırıyoruz,gönül gözümüzle bakmadığımızdan...
Bu sabah ilkkez tesbihatımı sabah namazında çektim,
bilenler bilir tesbihatı çekenler,uzunca bir sabah tesbihatı var,yada ben yeni tanıştığım için okadar uzun geliyor,cam açık namazı kıldım malum sıcak,aynen devam ettim tesbihata başladığımda kuşların çığlıklarıyla beraber Allahı zikretmenin tadına vardım heleki,Esma_ül Hüsany_ı okurken ben şu cümeleleri zikrettikçe
"subhaneke ya Allah tealeyte ya Rahman ecirna minennar bi afvike ya Rahman"
onlar coştu,ben coştum ve anladımki gönül gözümle bakmayınca okadar çok şeyi kaçırmışımki,sevgiyle bakmayı,her an varlığımızın gayesi sahibi olanı görmek için bakmadığımızda okadar çok yanılgıya düşüyoruzki,O'nu görmek için bakmadığımız her boşluğu melun şeytan ve nefsimiz dolduruyor ve biz gittikçe günah batağının içine düşüyoruz...
Düşünmek gerek ,çiçek mesela etrafımızı izlerken gözümüze çarpan en çok odur,
nasıl yaratıldı zamanı gelince açıyor,zamanı geçince soluyor onu bi açtıran,solduran var kendi kendine olmaz hiçbirşey,bunu anlamak gerek ve o çiçekte manadaki güzelliği görmek gerek,O'nun nuru var gözümüze ilişen herşeyde.
Kendimize bakalım gece uyuyoruz ,gecenin biyarısı uyanıyoruz,ya uyanamasak bizi uyandıran birşey var,ama bizler gaflete öyle düştükki bizi uyutanında uyandıranında,istemese uyandırmayacak olanında O olduğunu unutuyoruz...
geçen gün istanbulun havası birden karıştı benim oturduğum semte bir anda büyük fındık kadar dolu yağdı birden düşündüm ya şimdi kıyamet kopsa, bak dedim bir anda ortalık nasıl oluverdi ya düzelmeseydi ya hep dolu yağsaydı ama şükür Rabbime 1 saat bile sürmeden güneşini veriverdi kucağımıza...
Görmek istersek çok bakılacak yer var,Kuran_ı kerim bile yeter görmeye,
Yaşar Alptekin kitabında Kuran_ bir ayna gibi tabir etmiş,birde herkes Kuran_ı kendine inmiş gibi okusun diye bir tavsiyede bulunmuş,nekadar doğru bir tavsiye,kendimize inmiş gibi okumak sanırım en önce biraz bocalarız ama Allah'ın izniyle tam kavrar ve hayatımızda uygularız...
sanırım çok konuştum sabah sabah bi söz vardırya "kalemi elime aldım susmadı",ben bu yazıları direk buraya yazdım yani blogcuyu açtım içimdekileri yazdım o sözü şöyle çevireyim ben,
"klavyeyi elime aldım susmadı" =)
selam ve dua ile...
görürken Hakkı gören gözlerimiz olması ve hayatımızı namaz gibi kılmak duası ile...
vusl@t...
Kalıcı Bağlantı
|Yorum
(1)

Yüreğime serin nefeslerin üflenirken pes ediyor yalnızlığım. Anlamlar bir bir yerine gelirken, “yalnızlığım” yok olmaya mahkum… Nefes kadar yakınken, hasret kadar uzaksın bana, ey aşk! Beraberinde yalnızlığım/n/ı getirmek de niye?
Kor ateşler içinde yanmak… Vuslatıma adım adım yaklaşırken düşüyorum kör kuyuların dibine. Melek diliyorum; kanatlansın da beni tutsun diye. Kör kuyularda Yusuf olmak belki; olabilmeyi bile hayal etmek belki de… Yusuf kör kuyulara düştü de, kör kuyu yakıştıramadı ya kendine, Yusuf’u… Aynı şey mi dersin, bizimki de?
Aşk! Kendini yüreğime attın da, ben mi yakıştıramıyorum kendimi sana? Ben’i mi bilmiyorum ben burada? Yakışmayan hangimiz? Veya yakıştıramayıp da kendisine zulmeden?
Karanlık gecelerde yol alıyor yüreğim… Taşımaya mecali yok aşkı –seni- da, aşka yazılanı –beni- da…
Hür bıraksam seni, bana ey aşk! Korkarım yine “sen” dersin de, yakıştırma’ya adım atmaz yüreğim!
Vuslatıma yakınken savur küllerimi! Küllerin ben’i ben’den çalmakta, aşk!
alıntıdır...
Kalıcı Bağlantı
|Yorum
(0)
25/6/2009lKategori: öylece

"Regaip" mana olarak kıymetli,rağbet edilen demektir...
böyle ismi güzel manalar taşıyan gecede dualarda,tevbelerde,istiğfarlarda buluşmak umuduyla...
kalplerimizin birer kelebek olup nurlu bir yolculukta aynı yolda buluşması duasıyla...
Kandilimiz mübarek ola...
selam ve dua ile...
vusl@t...
Kalıcı Bağlantı
|Yorum
(7)
Cumartesi günü okuldan bi grup arkadaşlarla büyükadaya neşeli bir yolculuk yaptık...bu yolculuk benim için çok anlamlıydı ilk defa ailem olmadan bukadar uzak biyere arkadaşlarımla gittim farklı bi tattı..ama onlarlada gitmeyi çok isterim...çok keyifli bir yolculuk yaptık... martılarla başlayalım gezimize .vapurun etrafında uçuşan gelin gibi süzülen martılar...

ve şimdide vapurumuzun kıyısından geçerek ekmek parasını tutmaya çalışan bir balıkçı teknesi...

eee o yolculuktan sonra karaya indik ve acıktık buda fakirâne soframız...
ALLAH ne verdiyse....

doyduk acıkta gezelim değilmi dedik Besmeleyi çekip faytonlara yöneldik...
buda bindiğimiz fayton...(grup indirimi yapıyorlar :)))

ve şuan faytondayız...gezerken gözüme takılan her kareyi çektim.
ama en muhteşemi buydu sanırım bu ufak tayın anneciğini emme anı...

ve meşhur dudaktan kalbe dizisindeki sait paşanın yalısı...

buda ölesine bir yalı resmi gözüme güzel göründü...çekiverdim...

ve buda ben biraz hayal meyal...vapurda çektiğim bir resmim...

güzel bir geziydi bu geziyi ALLAH inşallah birgün çok sevdiğim başta mnelam olmak üzere diğer dostlarımlada yapmayı nasip eder...
Kalıcı Bağlantı
|Yorum
(7)
« Önceki |::| Sonraki »
